Selanik Gezilecek Yerler ve Ne Yenir: Beyaz Kule, Atatürk Evi, Bizans İzleri

Selanik mektupları Yunanistan gezi

Selanik'e ilk geldiğinizde sizi bir liman şehrinin telaşı karşılıyor: denizden gelen rüzgâr, sahilde yürüyenler, kafelerden taşan konuşmalar. Yunanistan'ın ikinci büyük şehri genelde Atina'nın gölgesinde anılır, ama kimliği ondan epey farklı. Yemek kültürü, Bizans mirası ve genç nüfusuyla kendine has bir yer burası. Resmi bir unvanı yok, ama birçok Yunan için Selanik ülkenin mutfak başkenti. Bu mektup da o mutfaktan, o sokaklardan yazıldı.

Önce sofra: Selanik'te ne yenir?

Selanik mutfağı, şehrin tarihinin tabağa dökülmüş hali. Osmanlı, Yahudi, Balkan ve Akdeniz mutfakları burada iç içe geçmiş. Bir lokantada önünüze gelen tek bir tabakta Osmanlı'dan kalma bir baharat, Yahudi mutfağından bir alışkanlık ve Akdeniz'in taze malzemesi bir arada olabiliyor.

Güne nasıl başlayacağınız belli: kahvaltıda bougatsa, yani kremalı ya da peynirli milföy, yanında susamlı bir koulouri. Pitacılar sabahın erken saatlerinde fırınlarını yakıyor ve ilk tepsiler çıktığında sokaklara tereyağı ve hamur kokusu yayılıyor. Ispanaklı peynirli spanakopita, kıymalı kreatopita ve tatlı pita çeşitleri ince yufka katmanları arasında saklanmış lezzetler.

Öğlen için pazarlara gidin. Modiano Pazarı şehrin mutfak kalbi sayılıyor; kapalı çarşının dar geçitlerinde deniz ürünleri tezgâhları, baharatçılar, peynir ve zeytin satıcıları yan yana. Bir yanda balıkçıların sesi, öbür yanda baharat kokusu. Pazarın hemen yanındaki küçük lokantalar ve meyhaneler, burada yenen bir öğle yemeğini şehrin en sahici deneyimlerinden biri yapıyor. Meze ve balık için Kapani Pazarı da aynı listeye yazılmalı.

Akşam ise meze saati. Taramosalata, yani balık yumurtasından yapılan salata, Yunan mezelerinin vazgeçilmezi; beyaz ekmek ya da pita ile geliyor. Yanına buz gibi bir ouzo ya da tsipouro. Anason aromalı bu içkiler yemekle birlikte, yavaş yavaş içiliyor; burada içki masası bir ritüel. Hızlı bir şey isteyenler için de gyros ve souvlaki her köşede.

Bizans izleri: kiliseler, Rotonda ve surlar

Selanik mektupları Yunanistan gezi detay

Selanik'in erken Hristiyan ve Bizans dönemi anıtları UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alıyor ve şehri gezerken neredeyse her mahallede bunlardan birine rastlıyorsunuz.

Aya Sofya, İstanbul'dakiyle aynı adı taşıyan ama ondan farklı bir yapı. Erken ortaçağdan kalma bu kilise kubbesindeki mozaiklerle tanınıyor. Loş ışıkta başınızı kaldırıp o mozaiklere bakmak, şehrin ne kadar eski olduğunu bir anda hissettiriyor.

Ahios Dimitrios, Selanik'in koruyucu azizine adanmış kilise ve şehrin en büyük Bizans yapısı. 5. yüzyılda inşa edilmiş, yangınlar ve depremler görmüş ama ayakta. İçindeki mozaikler, freskler ve mermer sütunlar Bizans döneminin zenginliğini gösteriyor. Alt kattaki kriptada Roma döneminden kalma hamam kalıntıları var; bir binanın altında başka bir çağ duruyor.

Rotonda ise belki de en etkileyici olanı. 4. yüzyılda Roma imparatoru Galerius'un mozolesi olarak yapılmış, sonra kiliseye, daha sonra camiye dönüştürülmüş. Her dönemden bir iz taşıyor. Kubbedeki mozaikler ve yapının iriliği insanı küçültüyor, ama ezici bir his değil bu; daha çok saygı uyandırıyor. Hemen yakınındaki Galerius Kemeri de aynı dönemin parçası, ikisini birlikte gezin.

Ano Poli: surların içindeki eski mahalle

Eski surlar şehrin tepesinden denize doğru iniyor ve iyi korunmuş bölümleri hâlâ görülebiliyor. Ano Poli, yani Yüksek Şehir, bu surların içinde kalan tarihi mahalle. Dar sokaklar, taş evler, balkonlardan sarkan çamaşırlar ve her köşede bir kedi. Aşağıdaki modern Selanik'in gürültüsünden uzak, kendi kimliğini korumuş bir yer. Tepedeki Yedi Kule (Heptapyrgion) da bu yürüyüşe eklenebilir.

Ano Poli'nin yüksek noktalarından şehrin tamamını, denizi ve hava açıksa uzakta Olimpos Dağı'nın siluetini görebiliyorsunuz. Gün batımında bu manzara ayrı güzel: son ışık Ege'nin yüzeyini altın rengine boyuyor, aşağıdaki açık renkli binalar parlıyor.

Aristoteles Meydanı, sahil ve Beyaz Kule

Şehrin merkezi Aristoteles Meydanı (Aristotelous Plateia) ve buradan denize açılan sahil yolu. Meydanın iki yanında neoklasik binalar sıralanıyor. Bu binalar 1917'deki büyük yangından sonra, mimar Ernest Hébrard'ın planına göre yapıldı. Meydandan denize baktığınızda binaların çizdiği çerçevenin içinde Ege'nin mavisi görünüyor; Selanik denince akla gelen görüntü bu.

Sahil yolu (Niki Caddesi) meydandan başlayıp Beyaz Kule'ye kadar uzanıyor. Deniz kenarında oturanlar, balık tutanlar, koşanlar, kafeler ve sokak müzisyenleri arasında yürümek şehrin nabzını tutmanın en kolay yolu. Yaz akşamları burası Selanik'in buluşma yeri.

Beyaz Kule şehrin sembolü. Osmanlı döneminde, 15. yüzyılda yapıldı; zamanla hapishane ve gözlem kulesi olarak kullanıldı, bugün müze. Katlar boyunca şehrin tarihi anlatılıyor, tepeden ise deniz, dağlar ve şehrin dokusu tek karede görünüyor. Kuleye çıkmak Selanik'i kafanızda yerine oturtmanın iyi bir yolu.

Atatürk Evi

Türk gezginler için Selanik'in ayrı bir durağı var: Atatürk'ün doğduğu ev. Ev, Türkiye Başkonsolosluğu'nun bahçesinde yer alıyor ve ziyarete açık. Ziyaret saatleri ve giriş koşulları değişebildiği için gitmeden başkonsolosluktan bilgi almak iyi olur.

Yahudi Selanik

Selanik mektupları Yunanistan gezi genel

Şehrin en az bilinen ama en ağır katmanlarından biri Yahudi mirası. 16. yüzyılda Selanik, dünyanın en büyük Yahudi topluluklarından birine ev sahipliği yapıyordu ve "İsrail'in annesi" diye anılıyordu. Yahudi Müzesi bu mirası nesneler, fotoğraflar ve belgelerle anlatıyor; bir zamanlar şehrin sosyal ve kültürel hayatının merkezinde olan bir toplumun hikâyesini.

İkinci Dünya Savaşı'nda bu topluluk büyük bir felaket yaşadı; nüfusun büyük çoğunluğu Holokost'ta yok edildi. Müze bu acıyı saygıyla sergiliyor. Selanik'i anlamak istiyorsanız buraya da uğrayın, çünkü şehrin hikâyesi bu bölüm olmadan eksik kalıyor.

Gece: Ladadika ve meyhaneler

Selanikliler şehirlerinin gece hayatının Atina'dan canlı olduğunu söylemeyi sever. Merkezi Ladadika. Bir zamanlar zeytinyağı depoları olan binalar bugün meyhane ve restoranlarla dolu. Dar sokaklarda her kapıdan müzik, her masadan kahkaha, her mutfaktan bir koku geliyor.

Meyhanelerde (tsipouradiko) her içki siparişiyle birlikte küçük meze tabakları geliyor: zeytinyağlı enginar, karides saganaki, fava, taze ekmek. Burada masa yemekten çok sohbet için kuruluyor. Arkadaşlarla saatlerce oturmak, yavaş yemek, yavaş içmek; Selanik'in Akdenizli yanı en çok bu masalarda görünüyor. Daha yeni ve şık mekânlar arıyorsanız sahil boyunca Kalamaria tarafına bakabilirsiniz.

Bir gün, üç gün

Tek bir gününüz varsa şöyle bir sıra işe yarar. Sabah Modiano Pazarı ve çevresinde kahvaltı; taze ekmek, zeytin, peynir, bal. Öğle saatlerinde Bizans kiliseleri: Aya Sofya, Ahios Dimitrios ve Rotonda. Öğleden sonra Ano Poli'nin sokaklarında yürüyüp tepeden şehre bakmak. Akşam Aristoteles Meydanı'ndan sahile inip Beyaz Kule'de gün batımı, ardından bir meyhanede meze.

Ama Selanik'e en az üç gün ayırmanızı öneririm. Birinci gün merkez ve pazarlar, ikinci gün Bizans mirası ve Ano Poli, üçüncü gün sahil, müzeler ve gece. Şehir, ilk bakışta göründüğünden çok daha derin; her gelişte yeni bir katman çıkıyor.

Pratik bilgiler

Makedonya Havalimanı şehir merkezine yaklaşık 15 kilometre uzakta; merkeze otobüs ya da taksiyle gidiliyor. Şehir içinde otobüs hatları geniş, ama merkez derli toplu olduğu için çoğu yeri yürüyerek gezebilirsiniz. Konaklama için Aristoteles Meydanı çevresi en merkezi seçenek; daha sakin ve eski bir havada kalmak isteyenler Ano Poli'ye bakabilir.

Yunanistan Schengen bölgesinde; Türk vatandaşlarının Selanik için Schengen vizesi alması gerekiyor. Bazı Ege adalarında uygulanan kapıda vize uygulaması Selanik'i kapsamıyor. Vize koşulları değişebildiği için başvurudan önce konsolosluğun güncel bilgisini kontrol edin. Balkan rotasındaki diğer ülkelerin durumunu Balkan ülkeleri vize tablomuzda topladık.

İstanbul ile Selanik arası karayoluyla yaklaşık 600 km; sınır geçişi dahil 7-8 saat civarında bir yol, ama sınırdaki bekleme bu süreyi değiştirebilir. Otobüs seferleri ve kısa uçuşlar da var. Selanik ile Üsküp arası yaklaşık 240 km, bu yüzden iki şehri aynı Balkan rotasında birleştirmek kolay. Daha uzun bir plan kuracaksanız Balkan turu rota önerilerimize göz atın.

Balkan serisinin diğer durakları: Üsküp · Belgrad · Saraybosna · Mostar · Kotor · Dubrovnik

Yorumlar